
Türk düşünce dünyasının öncü isimlerinden, felsefenin yerli ve millî sesi, mütefekkir Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı’nın hatırası, doğup büyüdüğü topraklarda yeniden hayat buluyor. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin (BEUN) girişimleriyle hazırlanan “Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi”, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle kabul edilerek resmiyet kazandı.
24 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 11201 sayılı kararnameyle; Zonguldak’ın Kilimli ilçesi KuzyakaMahallesi’nde bulunan ve Prof. Dr. Teoman Duralı’nın çocukluk yıllarını geçirdiği ev; eğitim, kültür ve müze faaliyetlerinde kullanılmak üzere Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesine tahsis edildi. Böylece Türkiye’de bir filozofun çocukluğunu geçirdiği evin bilimsel ve entelektüel bir merkeze dönüştürülmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu.
Bir Filozofun Evi, Bir Milletin Hafızasına Dönüşüyor
Projenin temel amacı; Ş. Teoman Duralı’nın düşünce dünyasını, onun yetiştiği mekânda yaşatarak gelecek nesillere aktarmak. Bu yönüyle proje yalnızca bir müze değil, aynı zamanda yaşayan bir düşünce merkezi olma özelliği taşıyor.
Kuzyaka’daki bu yapı, yılın 365 günü aktif olacak şekilde; akademi ile halkı buluşturan, Zonguldak’ı felsefe ve bilim alanında temsil edecek dinamik bir mekân olarak tasarlandı.
Müze bünyesinde oluşturulacak hafıza mekânında, Prof. Dr. Teoman Duralı’nın şahsi eşyaları, el yazması notları ve zengin kütüphanesi titizlikle korunarak sergilenecek; böylece ziyaretçilere yalnızca bir yaşam öyküsü değil, bir düşünce evreni deneyimleme imkânı sunulacak.
Bu anlamlı dönüşüm, aynı zamanda Prof. Dr. Duralı’nın doğup büyüdüğü topraklara duyduğu derin bağlılığın da somut bir yansıması niteliği taşıyor. Nitekim Duralı, Zonguldak’a olan aidiyetini şu sözlerle dile getirir:
“Ben doğma büyüme Zonguldaklı olduğumdan ötürü buraya duygularla bağlı bir kişiyim. Yeşilin maviyle karıştığı dünya güzeli bir yöreden çıktım ve bununla ömür boyu gurur duydum. Hayatımda hiçbir yer bana Zonguldak’tan daha güzel görünmedi.”
Projenin Kalbi: Hafıza Mekânı, Dijital Arşiv ve Açık Bilim
Projede öne çıkan başlıklar, Türkiye’de örneğine az rastlanır bir vizyon ortaya koyuyor:
Hafıza Mekânı: Duralı’nın kişisel eşyaları, el yazmaları ve kütüphanesi sergilenerek genç kuşaklara ilham veren bir atmosfer oluşturulacak.
Dijital Arşiv: “Bir Filozofun Anatomisi” projesiyle tüm eserler dijital ortama aktarılacak, kavramsal bir veri tabanı kurulacak.
Halka Açık Bilim: Seminerler, paneller ve “Düşünce Atölyeleri” ile akademik bilgi toplumla buluşturulacak.
Düşünce Merkezi: Yerel kültür ile bilimsel düşünceyi harmanlayan, eleştirel düşünmeyi teşvik eden bir platform oluşturulacak.
Sürekli Dinamik Yapı: Sergiler, okuma grupları ve etkinliklerle yaşayan bir enstitü modeli hayata geçirilecek.
Bilime ve Felsefeye Adanmış Bir Ömrün Hikâyesi: Teoman Duralı Kimdir?
Türk ilim dünyasının önemli isimlerinden Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı, 7 Şubat 1947’de Zonguldak’ın Kozlu ilçesinde dünyaya geldi. İlköğrenimini Zonguldak’ta tamamlayan Duralı, ortaöğrenimini TED Ankara Kolejinde bitirdi. 1973 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünden mezun olan Prof. Dr. Duralı, akademik yolculuğuna adım attı. Felsefe, antropoloji ve biyoloji alanlarını bir araya getiren disiplinlerarası yaklaşımıyla dikkat çeken Duralı, “Çağdaş Düşüncede Canlı Sorunu” başlıklı doktora teziyle 1977 yılında doktor ünvanını aldı. 1982’de doçent, 1988’de profesör olan Duralı, yaklaşık 38 yıl boyunca İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünde görev yaparak Türkiye’de özellikle bilim felsefesi ve biyoloji felsefesinin kurumsallaşmasında öncü bir rol üstlendi.
Sadece akademik çalışmalarıyla değil, aynı zamanda yetiştirdiği öğrenciler ve inşa ettiği düşünce geleneğiyle de iz bırakan Duralı; Türkiye’de felsefenin merkezî bir konuma yerleşmesine katkı sağladı. Türkçe felsefe dilinin gelişimi için yeni kavramlar üreten, klasik Türkçenin zengin söz varlığını felsefe literatürüne kazandırmaya çalışan Duralı, yerli ve özgün bir düşünce ikliminin oluşmasına öncülük etti.
Ödüllerle Taçlanan Zengin Bir İlmi Miras
Eserleriyle geniş yankı uyandıran Duralı, 2000 yılında “Çağdaş Küresel Medeniyet” adlı eseriyle Türkiye Yazarlar Birliği İnceleme Ödülü’ne layık görüldü. 2017 yılında düzenlenen 4. Necip Fazıl Ödülleri kapsamında Necip Fazıl Saygı Ödülü’nü almaya hak kazanan Duralı’ya ödülü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi.
Bilim dünyasına sunduğu kalıcı katkılar dolayısıyla TÜBİTAK Hizmet Ödülü’ne layık görülen Duralı adına ödül, 28 Aralık 2022 tarihinde Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen törende oğlu Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralı’ya yine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından takdim edildi. Ayrıca 2021 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülerek, felsefe ve düşünce alanındaki özgün katkıları en üst düzeyde tescillendi.
Akademik hayatı boyunca yalnızca eserler üretmekle kalmayan Duralı; Türkiye’de birçok üniversitede felsefe bölümlerinin kurulmasına öncülük etmiş, uluslararası felsefe camiasında Türkiye’yi başarıyla temsil etmiş ve sayısız bilim insanının yetişmesine katkı sağlamıştır. Bu yönüyle sadece bir akademisyen değil, aynı zamanda bir ekol kurucusu olarak kabul edilmektedir.
BEUN’dan Duralı’ya Fahri Doktora ile Aziz Hatırasına Değer Bilimsel Etkinlikler ve Faaliyete Geçen Çalışmalar
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi de Duralı’nın mirasını yaşatmak adına önemli adımlar attı. 28 Nisan 2016 tarihinde 66. Hükûmet Millî Eğitim Bakanı, 28. Dönem AK Parti Ordu Milletvekili ve dönemin Üniversite Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer başkanlığında toplanan senato kararıyla Türkiye’de ilk kez biyoloji felsefesi çalışmalarını başlatan ve Türk düşünce hayatına yön veren katkıları dolayısıyla Duralı’ya, fahri doktora payesi verilmesi kararlaştırıldı. Bu anlamlı paye, 6 Nisan 2017 tarihinde düzenlenen törenle kendisine takdim edildi. Yine aynı gün üniversite bünyesinde açılan Teoman Duralı Çalışma Salonu, onun akademik mirasının kurumsal düzeyde yaşatılmasının ilk somut adımlarından biri oldu.
2022-2025 yılları arasında ise BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in öncülüğünde Duralı’nın düşünce dünyasını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla kapsamlı etkinlikler düzenlendi. “Tanıklarla Teoman Duralı'nın Düşünce Dünyası” paneli, “Görgü ve Bilgi Arasında: Teoman Duralı’yıAnlamak” başlıklı program, “Metafizik Sonrası Metafizik Tartışmaları - Yeni Ontolojilere Doğru” etkinliği ve 77’nci doğum yılı dolayısıyla gerçekleştirilen “Bir Şair, Bir Seyyah, Bir Kaşif, Bir Filozof Teoman Duralı” paneli ile “Bir Filozofun Dünya Nöbeti: Teoman Duralı” sergisi; onun fikir mirasını çok boyutlu bir perspektifle ele aldı.
Prof. Dr. Duralı’nın Adı ve Mirası Yaşatılıyor
Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer döneminde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tensipleriyle 16 Nisan 2025 tarihli ve 9724 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi kapsamında, üniversitenin İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesine Teoman Duralının adı verildi ve bu karar 17 Nisan 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bunun yanı sıra Haziran 2025’te Duralı’nın vasiyeti doğrultusunda üniversite bünyesinde Felsefe Bölümü açıldı ve 2025-2026 akademik yılı itibarıyla ilk öğrencilerini bünyesine kattı.
Bugün hayata geçirilen Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi ise tüm bu çalışmaların zirve noktası olarak; Duralı’nın yalnızca hatırasını değil, düşünce dünyasını da yaşayan bir mirasa dönüştürmeyi hedefliyor.
Rektör Özölçer: “Bu eser; ilme vefa, geleceğe yapılan güçlü bir yatırımdır”
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü İsmail Hakkı Özölçer, projenin kabulüne ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri dile getirdi:
“Enerjinin ve sanayinin başkenti Zonguldak’ımızın yetiştirdiği mümtaz bir ilim ve fikir insanı olan merhum Prof. Dr. Ş. Teoman Duralı hocamızın aziz hatırasını, bizzat çocukluğunu geçirdiği mekânda yaşatacak bu kıymetli projenin hayata geçmesi bizler için tarifsiz bir gurur ve derin bir vefa vesilesidir. Bu çalışma yalnızca bir yapının tahsisi değil; aynı zamanda ilme, irfana, düşünceye ve köklü medeniyet birikimimize sahip çıkmanın güçlü bir nişanesidir.
Hocamız; derin felsefi birikimi, disiplinlerarası yaklaşımı ve yetiştirdiği kıymetli öğrencileriyle sadece ülkemizin değil, insanlık düşünce tarihinin de müstesna şahsiyetlerinden biri olmuştur. Onun fikir dünyasını çocukluğunu geçirdiği evde yaşatmak; geçmiş ile gelecek arasında sahih, güçlü ve kalıcı bir köprü kurmak anlamına gelmektedir. Bu yönüyle Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, üniversitemizin ilmi vizyonunu toplumla buluşturan, yaşayan ve üreten bir düşünce merkezi olacaktır.
Bu anlamlı projenin hayata geçirilmesinde yüksek tensipleriyle bizleri onurlandıran Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şahsım, üniversitemiz ve Zonguldaklı hemşehrilerimiz adına sonsuz şükranlarımı arz ediyorum.Süreç boyunca anlamlı gayretleri ve destekleri ile bizleri onurlandıran 29. TBMM Başkanımız Sayın Mustafa Şentop’a içtenlikle teşekkür ediyorum.
Süreç boyunca desteklerini esirgemeyen Yükseköğretim Kurulu Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve Yükseköğretim Kurulu ailesine en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Ayrıca bu kıymetli projenin fikirden uygulamaya uzanan her aşamasında büyük bir özveriyle çalışan Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ailemize gönülden teşekkür ediyorum. Hocamızın kıymetli emaneti olan değerli evladı, Medipol Üniversitesi akademisyenlerinden Dr. Öğr. Üyesi Deniz Duralıile hocamızın muhterem ailesine destekleri ve katkıları dolayısıyla şükranlarımı sunuyorum. Yine hocamızın seçkin talebelerinden, ülkemizin yetiştirdiği müstesna ilim insanlarından İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilim Tarihi Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu’na ve şehrimizin değerli iş insanlarından, merhum hocamızın kıymetli öğrencilerinden Veysel Bircan’a da bu süreçte verdikleri katkılar için en kalbî duygularımla teşekkür ediyorum.
İnanıyorum ki bu müstesna eser; yalnızca Üniversitemizin ve Zonguldak’ımızın değil, ülkemizin düşünce hayatına yön veren, gençlerimize ilham olan, ilmi üretimi teşvik eden bir merkez hâline gelecek; hocamızın mirası, burada yetişecek nesillerle yaşamaya devam edecektir. Bu çok kıymetli eserin başta Üniversitemiz olmak üzere Zonguldak’ımıza, yükseköğrenim camiamıza ve ülkemize hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum.”
Zonguldak, Felsefenin Yeni Adresi Olmaya Hazırlanıyor
Teoman Duralı Felsefe-Bilim Evi ve Müze Projesi, sadece bir anma değil; geleceğe kurulan güçlü bir köprü. Bu adım, Zonguldak’ı sanayi ve ekonominin dışında bir “ilim ve kültürşehri” kimliğiyle öne çıkaracak olup, Türkiye’de bilim ve felsefe kültürünün güçlenmesine de önemli katkı sağlayacağı öngörülüyor.
