Rektör Vekilimiz Prof. Dr. Ali Azar’ın 12 Mart İstiklal Marşımızın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy’u Anma Mesajı

İstiklal Marşımız,  Türk milletinin tam bağımsız bir millet ve devlet olarak var olma iradesinin toplumsal bir sözleşmesi, millî mutabakat metnidir. İstiklal marşımız, milletimizin milli birlik ve beraberliğini sağlayan, bizleri ortak ülküde birleştiren ortak değerlerden biridir. Milli mücadelenin eşsiz destanı olan İstiklal Marşı, muhtevasında taşıdığı engin kavramlarla milletimizin bu mücadeleyi nasıl kazandığının da bir belgesidir. Bayrağımız ve onun istiklalini ölümsüzleştiren bir kavramlar dizgesi olan istiklal Marşı, hiç şüphesizdir ki Türk Milleti’nin ruhunu, tarihini ve ideallerini yansıtan ve sonsuza dek yaşayacak olan mukaddes bir kahramanlık destanıdır.

İstiklal Marşımız, Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin üzerinde kurulduğu toprakların ecdadımızın istiklal savaşında döktükleri kanları sonucunda vatan yapılmasının bir belgesidir, devlet ve vatanımızın tapusudur.  Zira bu metin, Türk milletinin ayakta kalma mücadelesi vermek için düşmanlarla çarpışmaların en yoğunlaştığı bir dönemde, Türk’ün tarihe karşı direniş kararlılığının zirvede olduğu bir sırada üretilmiş Türk millî ruhunun ortak heyecanı, bağımsızlık aşkını, kahramanlığını, azim ve fedakârlıkla verdiği kurtuluş mücadelesinin timsalidir.

Milli birlik ve beraberliğimizi, milletimizin bağımsızlığa olan tutkusunu, mücadele gücümüzü,  en veciz bir şekilde ortaya koyan  İstiklâl Marşımız, milletimizin sinesinden çıkarak onun acılarını, umutlarını kararlılığını dile getirmektedir. Aziz milletimizin milli ve manevi değerlerini, acılarını ve duygularını yüreğinde hisseden ve bunu  "Hayal ile yoktur alış verişim, her ne demişsem görüp de söylemişim" diyerek abideleştiren istiklal şairimiz Mehmet Akif Ersoy’dur.  İstiklal Marşı’nı anlayabilmek ve kavrayabilmek için, öncelikle Mehmet Akif’i çok iyi bilmek, onun tüm hatlarıyla benliğinde muhafaza ettiği, “milli mücadele ruhunu” üst seviyede tanımak ve bu ruhu, hakkı ile hissetmek şarttır. Mehmet Akif Ersoy, İstiklal Marşı’nda Türk ulusunun neden savaştığını, neye inandığını açık bir şekilde anlatmıştır. Milletimizin çektiği sıkıntı ve acıları bizzat kendisi de yaşayan Akif, milletimizin kalbinden geçenleri, bir sanatçı duyarlılığıyla sezinlemiş, vatan aşkıyla yanıp tutuşan gönüllerin tercümanı olmuştur.

Bu kutsal vatan toprakların kazanılmasında canlarını veren şanlı atalarımız, şehit dedelerimizin bizlere miras olarak bıraktığı bu vatan topraklarına sahip çıkmak, bunları 15 Temmuz’da olduğu gibi korumak ve kollamak ve bizden sonraki kuşaklara güçlü ve refahın hâkim olduğu bir memleket bırakmak için çok çalışmalıyız. Unutmamalıyız ki, omuzlarınızda geleceğin  sorumluluğu bulunmaktadır. Bu sorumluluğu taşımak ise öyle sanıldığı kadar kolay değildir. Keza çalışmak ister, gayret ister ve yeri geldiğinde ise fedakârlık ister. Geçmişine sahip çıkmayan, kültürel değerlerinin farkında olmayan toplumlar ulus birliği içinde yaşayamazlar. Tarih bunun acı örnekleriyle doludur. Uluslar geçmişlerini, dostunu düşmanını, çok iyi bilmelidirler. Bize bu gerçekleri kuşaktan kuşağa aktaranlar, ulusların manevi mimarları, şair ve yazarlarımızdır. Mehmet Akif’e ve İstiklal Marşı’na gösterilen saygı, ulusa ve ulusal değerlere gösterilen saygıyla eş anlamlıdır. Köklerine bağlı ve geçmişinden güç alan kuşakların yetişmesi ancak bu anlayışın yerleşmesiyle mümkündür.

Başta Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, bu vatan uğruna, Çanakkale’de, Dumlupınar’da, Sakarya’da, 15 Temmuz’da, Ülkemizin sınır bölgesinde ve sınır ötesinde  Afrin’de can veren tüm şehitlerimizi rahmetle minnetle yad ediyorum.

 

12 Mart 2018

Haberler

Bilgi İşlem Daire Başkanlığı - Her Hakkı Saklıdır
IPv6 Etkin